
Erdal Demirkıran Kitapları
Kitaplarla Başlayan Bir Yolculuk
Kitap okumak… Kimine göre bir tutkudur, kimine göre bir zorunluluk. Benim içinse yıllarca anlamlandıramadığım bir alışkanlıktı. Roman okumak bana hiçbir zaman mantıklı gelmemişti. Sayfalarca hayali karakterlerin peşinde koşmak yerine, ansiklopedilere dalmak daha cazipti. Bilgiye doğrudan ulaşmak, dünyayı somut verilerle anlamlandırmak daha mantıklıydı. Ancak zamanla fark ettim ki, aslında kitap okumayı seviyorum; tek sorun, doğru yazarı henüz bulamamış olmamdı.
Şimdi ise kitap almak bir hobim hâline geldi. Yeni bir kitap edinmediğim aylar, sanki eksik kalmışım gibi hissediyorum. Başlangıçta beni güçlü bir şekilde iten o mesafe, artık beni kitaplara daha da çeken bir güce dönüştü. Kitaplar benim dünyamı değiştiriyor, bakış açımı genişletiyor ve beni ben yapıyordu. Ve bu değişimin başlangıcında bir isim vardı: Erdal Demirkıran.
"Yerim Seni ÖSS" ve Farklı Bir Bakış Açısı
Erdal Demirkıran’la tanışmam "Yerim Seni ÖSS" kitabıyla oldu. Özgüvenin ne demek olduğunu, her şeyin bir sınavdan ibaret olmadığını bu kitapla anladım. Hayata bakışım değişti. Kendime olan inancım arttı. Ve sonrasında, onun yazdığı tüm kitapları okudum. Hatta sadece bir kez değil, ara ara açıp baştan tekrar tekrar okudum. Çünkü Demirkıran bir yazardan çok bir deli. Ama işte asıl mesele de bu! Olaylara normal insanların baktığı gibi bakmıyor. O, alışılmışın dışına çıkmayı başarmış biri. Ve beni etkileyen de tam olarak buydu.
Bir Depo Hikayesi ve Hayat Dersleri
Demirkıran’ın kitaplarından birinde bir depo hikayesi vardı. Patron depodan bir şey istiyor, Erdal Bey gidip arıyor ama bulması uzun sürüyor, hatta bazen hiç bulamıyor. Ama patron gidip baktığında, istediğini eliyle koymuş gibi buluyor. Neden mi? Çünkü gerçekten eliyle koymuş! Bu farkındalıkla Erdal Bey, ertesi gün mesaiye kalıp depoyu baştan aşağı düzenliyor. Artık patron ne isterse anında bulup getirebiliyor. Ama işin ilginç yanı, patronun artık depoda hiçbir şeyi bulamaması! Çünkü düzeni Erdal Bey kurmuştu.
Bu hikaye bana çok şey öğretti. Hayatlarımız da böyle değil mi? Kendi düzenimizi kurmadığımızda, başkalarının koyduğu yerden bir şeyler aramak zorunda kalıyoruz. Ama kendi sistemimizi inşa ettiğimizde, başkaları bizim düzenimize ayak uydurmak zorunda kalıyor. İşte ben de hayatımı kendim dizayn etmek için çabalıyorum. Özgüvenimi, gelişimimi, hayata bakışımı inşa ediyorum.
Bir Kitap Değil, Bir Yazar Tavsiye Ediyorum
Bugün size tek bir kitap değil, bir yazar tavsiye etmek istiyorum: Erdal Demirkıran.
Onun kitaplarını okuduğunuzda sıradanlıktan uzaklaşacak, kendinize yeni bir pencere açacaksınız. Belki de şu an hayatınızı şekillendirecek o büyük adımı atmak için ihtiyacınız olan ilhamı bulacaksınız.
Ve son olarak… Dünyanın en akıllı insanına selam olsun!